Açık ve Sınırsız

Deniz Balıkçılığı – Harun G.

            
 
Bir yarımada şeklinde olan ve üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde deniz balıkçılığı
önemli bir potansiyel oluşturmakla beraber kıyı bölgelerimizde tarım ve hayvancılıktan
sonra ek bir gelir kaynağı olarak kabul edilir. Ülkemizde balıkçılığın gelişememesinin
bazı nedenleri vardır.

Dünyada kıyı ve açık deniz balıkçılığı gelişmiş olmasına karşın ülkemizde 8.749
adet olan balıkçı teknesinin büyük bir bölümü kıyı balıkçılığı yapmaktadır. Özellikle
hem fazla balık avlamak hem de kıyılarımızdaki balık potansiyelini tüketmemek
için açık deniz balıkçılığına geçilmesi gereklidir. Bu bakımdan teknelerin %95’inin
motorlu olmasına karşın sadece 765 adedinin (%9) 10.000 ton ve üzerinde olması ülkemizin
teknik açıdan yetersiz kalmasına neden olmuştur. 290.046 ton balık avlanan
ülkemizde bu değer dünya ölçüsüne göre oldukça düşüktür (İspanya 1.5 milyon
ton, Portekiz 750-800 bin ton, İsveç 600-700 bin ton).

Ülkemizde teknik yetersizlikler yanında usulsüz avlanma da balıkçılığın gelişememesinde
veya gerilemesinde önemli bir nedendir. Trolle avlanma, üreme ve yuvalanma
alanı olan kıta sahanlığında avlanma yasağı olan tarihlerde (15 Mayıs – 15
Ağustos) kaçak avlanma balıkçılık ekonomimize büyük zararlar verir.
Ülkemizde sanayi ve evsel atıkların arıtılmadan denize verilmesi başta İzmir, İzmit,
Gemlik körfezi olmak üzere bazı körfezlerimizde balıkların barınmasını ve çoğalmasını
engellemektedir. Ayrıca balıkların önemli üreme ve yetişme ortamı olan dalyanlarda bataklık haline dönüşmektedir.
Ülkemizde balıkçılığın gelişememesinde halkımızın su ürünlerine besin kaynağı
olarak fazla değer vermemesi de önemli bir etkendir. Ancak son yıllarda özellikle
büyük kentlerde sağlıklı beslenmenin temel koşullarından biri olarak su ürünleri önem kazanmaktadır.

Balıkçılığın coğrafi dağılışı ve başlıca avlanma bölgeleri içinde Karadeniz, Marmara
ve Boğazlar önemli bir potansiyele sahiptir. Karadeniz’in güney kıyılarını
oluşturan ülkemiz kıyıları kuzey kısmına oranla daha sıcak, denize dökülen çok sayıda
akarsu nedeniyle plankton bakımından zengin, deniz akıntıları yönünden daha
olumlu koşullara sahiptir. Ülkemizin balık üretiminin %80’i bu denizden karşılanır.
Bir iç deniz olan Marmara denizi de balık türleri bakımından zengin olup balık
üretiminin %10’u bu denizden sağlanır. Marmara denizinde yaşayan yerli balıkların
yanı sıra Karadeniz ve Akdeniz’de yaşayan bazı gezici balık türlerinin yolu üzerinde
olan Boğazlar da zengin bir potansiyele sahiptir.

Ege ve Akdeniz ise avlanma ve üretim bakımından yetersiz olup yıllık balık üretiminin
%5’i Ege, %3’ü Akdeniz’den karşılanır. Bu denizlerde özellikle akarsu ağızlarındaki
dalyanlar plankton bakımından zengin olan başlıca avlanma sahalarıdır.
Ülkemizde en çok avlanan balık (90.000 ton dolayında) hamsidir. Diğer balık türleri
barbunya, istavrit, kefal, kolyoz, lüfer, palamut, sardalya, torik, uskumru ve kalkandır.
Bu balıklardan Karadeniz ve Marmara’da tutulanları bir kısmı soğuk hava vagonları
ile veya dondurulmuş olarak ülke içinde pazarlanırken, az bir kısmı (10-20
bin ton) ihraç edilir. Ancak son yıllarda Danimarka ve Norveç’ten ithal edilen balıklar
yerli avcılığı olumsuz yönde etkilemektedir.

Yengeç, midye, ıstakoz gibi kabuklu, ahtapot, mürekkep balığı gibi yumuşakça ve
sünger gibi diğer deniz ürünleri de 27.379 ton dolayında avlanmaktadır. Bunlardan
özellikle Bodrum-Marmaris dolaylarında 1.000-1.500 ton dolayında çıkartılan sünger
avcılığı önemlidir.


Ülkemizde Avlanan Başlıca Balık Türleri ve Miktarı
(Ton)
Deniz Ürünleri
Balıklar 290.046
Barbunya 5.945
Hamsi 90.637
İstavrit 33.848
Kalkan 1.137
Kefal 14.580
Kolyoz 14.678
Lüfer 12.334
Palamut 19.151
Sardalya 30.298
Torik 494
Uskumru 1.534
Diğer 65.410
Diğer Ürünler 27.379
Kültür Balıkçılığı 7.835
Tatlı Su Ürünleri 39.401
Alabalık 77
Karabalık 1.521
Kızılkanat 588
Kefal 1.123
Sazan 14.937
Turna 268
Yayın 390
Yılan 262
Diğer 20.235

Denizlerde av yasağının 1 Eylül itibarıyla kalkmasına günler kalırken, balıkçıların, sürdürülebilir balıkçılık için boy, zaman, yer ve tür yasaklarına uyması gerekiyor.
Gırgır ve trol ağlarıyla avcılık faaliyetinde bulunan balıkçılar için 15 Nisan’da başlayan genel av yasağı, Akdeniz’de 15 Eylül’de, diğer denizlerde 1 Eylül’de sona erecek.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından su ürünleri avcılığında deniz ve iç sulardaki kaynakların sürdürülebilirliği ana amaç olarak belirlenirken, buna yönelik olarak da av sezonu boyunca denetimler gerçekleştirilecek. Bu kapsamda, Balıkçı Gemilerini İzleme Sistemi ile endüstriyel balıkçılık yapan gemilerin avcılık faaliyetleri anlık takip edilecek.
Bakanlık tarafından geçen yıl Sahil Güvenlik Komutanlığının da katkısı ve iş birliğiyle su ürünleri av yasaklarına ilişkin toplam 120 bin 603 denetim yapıldı. Denetimlerde, kaçak avcılıkla elde edilen 828 ton su ürününe el konuldu. Yasa dışı avcılık faaliyetinde bulunan ve satışını yapan 8 bin 640 kişi ve iş yerine toplam 18 milyon 215 bin 402 lira idari para cezası uygulandı.
Denizlerde faaliyet gösteren 10 metreden küçük balıkçı gemileri destekleme kapsamına alınırken, geçen yıl bu kapsamda 10 bin 297 balıkçıya, 8 milyon 200 bin lira destekleme ödemesi yapıldı. Uygulamaya bu yıl da devam edilecek

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir