Açık ve Sınırsız

Okul Gezisi – Hikaye | Onat Perver

Kış ayının son akşamlarından biriydi artık ilk bahar gelecekti, saat tam 9.30 u gösteriyordu. Hava biraz
ılıktı ama yine de havada rüzgâr vardı. Rüzgâr insanın yüzünü yalayıp geçiyordu. O sırada bir çocuk
balkonda oturmuş yıldızları izliyordu. Bir an düşünmeye başladı acaba uzayda da doğa, yaşam, ağaç
gibi şeyler var mıydı? Biranda odaya çocuğun abisi geldi ve İsmail biraz irkildi. Kulağına abisinin sesi
çalındı ‘’ İsmail hadi artık uyku vaktin geldi ‘’ dedi. İsmail ilkönce ufladı birazda pufladı sonra elini
balkonunun yeşil duvarına sürttü. Elini duvarlara sürte sürte odasının yolunu tutu. Yarın İsmail ‘in çok
beklediği bir gündü çünkü Belgrat ormanına okul gezisi yapılacaktı. Yatağına fırlayıp hemen uykuya
daldı.
Sabah 7 de uyandı. O sırada gece okul üniformasıyla uyuduğunu fark etti. Sabah vakit kaybetmesin
diye okula geç kalırım korkusuyla yatmadan önce okul üniformasını giydiği aklına geldi ve kendi
kendine güldü. Üstünü ve saçını düzelte bildiğince eliyle düzelti. Hemen çantasını sırtına taktı. O
sırada İsmail’in annesi odaya girdi İsmail’e okulda başarılar dileyip öptü. İsmail heyecanla okul yoluna
koyuldu. Heyecandan kalbi kuş gibi kelebek gibi çırpınıyordu. Okula nasıl geldiğinin farkında bile
olmadan okul kapısının önünde buldu kendini. Yarım saate okula varmıştı bile.
30 dakika sonra;
Okul girişinde arkadaşı Ali onu bekliyordu.
Ali: ‘’İsmail ben çok hey canlıyım. ‘‘dedi.
İsmail: ‘’Benimde içimde kelebekler, kuşlar uçuşuyor.’’ dedi.
O sırada karşılarına Orhan çıktı. Orhan 7. Sınıf a gidiyordu. Okulda kabadayılığıyla tanınırdı. Koca
göbeğiyle iki sinide itip geçti. İki arkadaş buna aldırış etmedi.
Ardından sınıflarına gitmek için merdivenleri çıkıyorlardı ki Ali ‘nin ayağı takıldı babasını aldığı o pahalı
botu biranda ayağından ok gibi fırladı. Merdivenin başında çocukları bekleyen nöbetçi öğretmen,
Serap öğretmen ise hemen çocukları kaldırmak için koştu. Serap öğretmen koşar, Ali ağlar İsmail ise
Ali’nin botunu yakalamaya çalışır iken. Merdivene sanki hiç kimse yokmuş gibi bir sessizlik çöktü.
Serap öğretmen Ali’nin yanına gelince onu teselli edip yatıştırdı. İsmail ise öğretmenine yardım etti.
Ali botunu giydi. Derken her şey normale döndü.
2 saat sonra 3. Ders gezi vakti geldi çattı:
Herkes sınıfa gelmiş ve sırasını düzenlemişti öğretmen çocuklara doğayı ve yapacakları geziyi
anlatıyordu, ‘’ Evet çocuklar bugün çok önemli bir konuya değineceğiz DOĞA. ‘’dedi ve devam etti
ülkemizde son dönemde SU İSRAFI çok arttı. Aynı zamanda ağaçları kesiyoruz ve elektriği de çok fazla
israf ediyoruz bu doğaya çok zarar veriyor. Biz doğasız yapamayız ama doğa bizsiz dünyanın başından
beri var. ‘’dedi. Biranda Ali’nin arkasındaki sırada mavi sandalyede oturan çocuk gür bir sesle sordu ‘’
Hocam peki doğayı korumak için ne yapabiliriz? ‘’ diye. Normalde Kaan bu konular ile ilgilenmezdi.
Âmâ o gün öğretmenin gözüne girmeye mi çalışıyordu acaba. Birkaç gün önce yaptığı yaramazlıklarla
öğretmenin gözünden düşmüştü.
Öğretmen: Çok iyi bir noktaya değindin Kaan. Doğayı korumak için geri dönüşüm yapmalıyız, yerlere
çöp atmamalı, hayvanları korumalı ve bitkilere zarar vermemeliyiz. Ağaçları kesmemeliyiz,
ormanlarımızı korumalıyız, elektrik ve suyu gereksiz yere açık bırakmalıyız.

Öğretmenin sözü bitince sınıftaki herkes montlarını giyip sıraya girdi. Okul aracına bindiler yol boyu
şarkılar, türkülerle 45 dakika sonra Belgrat Ormanına gelmişlerdi, öğlen olmuştu. Öğle yemeklerini
ormanda yiyeceklerdi hem de mis gibi orman havasında piknik yapmış olacaklardı.
Ormana gelince öğretmen öğrencilerine doğanın güzelliklerini anlatmaya başladı.
Ağaçlar, çiçekler, bitkiler… Ormanlar dünyanın akciğerleri…
Ne de güzel bir gündü şanslarına kışın ortasında hava yazdan kalmaydı sanki. Güneş buz gibi havayı
ısıtmıştı. Hatta daha fazlasını bile yapmıştı. Güneşten dolayı herkes bir ağacın altına toplandı. Piknik
yaptılar, annelerinin hazırladığı sandviçlerini yediler, futbol oynadılar, ormanı gezip ağaç türlerini
incelediler ve bol bol temiz ve ferah orman havasından almayı da ihmal etmediler.
3-4 saat sonra okula döndüler… Normal rutine geri döndüler.
Ama farklı bir şekilde artık İsmail ve sınıf arkadaşları doğanın, ormanların canlılar için, insanlar için ne
çok önemini olduğunu ve doğayı yok etmemek için neler yapmaları gerektiğini biliyorlardı.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hakkında yorum “Okul Gezisi – Hikaye | Onat Perver”