Açık ve Sınırsız

Sonbahar ve Felfi – Hikaye |Asude Dilay Kaymakçı

Yine sonbahar gelmişti. Her sene olduğu gibi bu senede evimizin bahçesi yapraktan görünmüyordu. Ne güzel mevsim şu sonbahar. Yapraklar renk renk yağmurlar ıslatıyor bütün güzel düşüncelerimi. Ailemle sonbahar gezmelerini çok severiz. Annem ve babam bahçedeki yaprakları toplarken ben ve kardeşimde su birikintilerinde zıplar, yaprakları birbirimizin başına atar, eğleniriz. Ailecek yağmuru izleyip puzzle yapmak yağmurlu soğuk havalarda favorimiz. Yine öyle bir sonbahar günü bahçede küçük bir ses duymuştum. Sesi takip ettiğimde yeni doğmuş güzel bir kediyle karşılaştım kediyi kucaklayıp soluğu odamda aldım. Annemin kediyi eve almamasından çok endişe etmiştim. Kardeşim de kediye bayıldı. Kısa sürede evimizin maskotu olan tekir cinsi yavruya “felfi” ismini koyduk. Bu ismi kardeşimle bulduk. Yasam felsefemizi kısaltarak koyduğumuz bu isme babaannem, anneannem ve dedem de bayıldı. Kedimiz Felfi bize alışmaya başladı, bizse ona daha çok bağlandık.

En sevdiğim mevsim olan sonbahar can dostumuz Felfi’yi bize kazandırmıştır.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir